ADNAN OKTAR'A VERILEN 8 BIN 658 YıL HAPIS CEZASı ONANDı

Adnan Oktar hakkında verilen 8 bin 658 yıl hapis cezası Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından onandı. Öte yandan Adnan Oktar suç örgütünün 'güncel yapılanması' davasında avukat sanıkların dosyası ayrıldı.

Yargıtay 1.Ceza Dairesi Ceza Dairesi Adnan Oktar hakkında verilen 8 bin 658 yıl hapis cezasını ve Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü kapsamında verilen cezaları onadı. Gerekçeli kararda Oktar hakkında verilen 8 bin 658 yıl hapis cezası dahil örgüt üyeleri hakkında verilen hükümler kesinleşmiş oldu. Örgüt üyeleri cinsel istismar, kasten öldürmeye teşebbüs, eziyet, eğitim hakkının engellenmesi, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak, kişisel verilerin izinsiz kayıt edilmesi gibi çeşitli suçlardan cezalandırılmıştı.

Adnan Oktar silahlı suç örgütünün, üyelerini diri tutmak ve deşifre olan örgüt üyelerinin yerine yenilerini kazandırmak amacıyla avukatlar ve sosyal medya grubu üzerinden oluşturduğu "güncel yapılanması"na yönelik 20 sanığın yargılandığı davada 6 avukat sanığın dosyasının ayrılmasına karar verildi.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, Adnan Oktar'ın da arasında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. 9 tutuksuz sanığın katıldığı duruşmada, sanık avukatları da hazır bulundu.

Duruşmada söz alan sanık avukatlarından Serhat Sinan Kocaoğlu, avukat olan müvekkilinin özel yargılama usulüne tabi tutulması gerektiğini belirterek, bu nedenle dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmesi ve yargılamanın Ankara'da yapılması gerektiğini ifade etti.

Mahkeme başkanının, daha önce bu yönde savunma yapıldığını, talepleri kısa tutmaları gerektiği yönündeki sözleri üzerine avukat Kocaoğlu, "Bağırma, savunma yapacağız, ben senden büyüğüm sesini yükseltme, savunma yaptırmıyorsun. Ben burada senin kadar önemliyim. Sözümüzü kesiyorsun. Savunma hakkımızı ihlal etmeyin. Dedikoduyla insan yargılıyorsunuz." diye konuştu.

Bunun üzerine mahkeme başkanı, "Biz bu dosyada size yeterince söz verdik. Taleplerinizi söyleyin, gereksiz şeyler söylemeyin. Bizim tek dosyamız bu değil. 500 tane dosya bakıyoruz." dedi. Dosyada sanık sıfatıyla yer alan avukatların vekilleri, müvekkillerinin avukatlık görevi sırasında işlediği iddia edilen suçlar nedeniyle dosyalarının ayrılmasını, durma kararı verilmesini ve Adalet Bakanlığı'ndan yargılama izni alınmasını talep etti.

ARA KARAR

Talebi değerlendiren mahkeme heyeti, sanık avukatlar Arzu Gül, Ayşe Toprak, Burak Temiz, Sinem Mollahasanoğlu, Pelin Durmuş ve Tuğba Bal'ın dosyalarının ayrılmasına, bu sanıklar hakkındaki yargılamanın durdurulmasına ve Adalet Bakanlığından yargılama izni alınmasına karar verdi.

Duruşmaya sanık savunmalarıyla devam edildi.

"CANDAN KARDEŞLER" SAVUNMASI

Tutuksuz sanıklardan Esra Saraçoğlu, iddianamenin içeriğinin boş olduğunu, kendilerine merhamet edilmesini istediğini dile getirerek, "Candan kardeşler 38 kiloya düştü apar topar tahliye ettiler. Neden? Kızcağız iman etmeyi bilmiyor, imanı zayıf, dayanamadı. Bizimkiler aslan gibi duruyor cezaevinde. Güvenilir ve imanlı bir insanım. Arkadaşlarımın imanı da çok yüksek. Allah benim karşıma ilk başta güvendiğim Adnan Bey'i çıkardı. Benim ahlak anlayışımı benimseyen insanlarla karşılaşmamı sağladı Allah'ım, şükrediyorum. Beraatımı istiyorum." dedi.

Duruşma, sanık ve avukatlarının savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.

Bu arada, duruşmadan önce SEGBİS ayarlaması yapıldığı sırada Adnan Oktar ve diğer tutuklu sanıkların aralarında esprili bir şekilde sohbet etmesi dikkati çekti.

ADNAN OKTAR: AŞKIM BEYAZ SANA YAKIŞMIŞ

Kadın sanıkların "Özledik seni, değerin çok arttı." dediği Oktar'ın ise "Mektuplarınız bir buçuk aydır gelmiyor alamıyorum." şeklindeki sözleri duyuldu. Oktar, kadın sanığın "Aşkım beyaz sana çok yakışmış." sözleri üzerine ayağa kalkarak kıyafetlerini ve ayakkabılarını gösterdi.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, 20 kişi şüpheli olarak yer alıyor.

Mahkeme kararlarıyla silahlı suç örgütünün yöneticisi olarak kabul edilen Adnan Oktar'ın bu nedenle cezaevinde bulunduğu ve bu süreçte örgütsel faaliyetlerine devam ettiği kaydedilen iddianamede, Oktar'ın özellikle avukatları ve diğer örgüt yöneticileri Meltem Arıkan Daban ve Ferhunde Eda Babuna vasıtasıyla örgütü diri tutmaya çalıştığı, talimatlarının cezaevi dışında yayılmasını sağladığı belirtiliyor.

Oktar'ın bunu yaparken, özellikle diğer örgüt yöneticileri vasıtasıyla yargılamanın kumpas olduğuna ilişkin kamuoyu oluşturma ve siyasi lobi desteğini alma faaliyetlerine giriştiği vurgulanan iddianamede, ana çatı davasında ceza alan ve cezaevinde bulunan örgüt üyeleriyle mektuplar ve avukatlar aracılığıyla iletişim kuran Oktar'ın, etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen örgüt üyelerini engellemeye çalıştığı bilgisi veriliyor.

2024-07-10T13:26:00Z dg43tfdfdgfd